Wellness Koçu · Online

Dengeyi bul,
düzeni sen kur.

Gün boyu herkese yetişip kendini hep en sona koyan kadınlar için şefkatli, yasaksız ve beden farkındalığına dayalı wellness koçluğu.

Burcu Cihangir gülümserken
Hakkımda
"Herkesin dengesi farklı. Benim işim, sana kendi ritmini bulman için alan açmak."

Merhaba, ben Burcu.

5 yıldır wellness koçu olarak online şekilde, kendine şefkatle yaklaşmak ve bedenini yeniden tanımak isteyen kadınlarla çalışıyorum.

Gıdaların bedenimizdeki etkisine dair farkındalığı, sinir sistemi ve beden farkındalığı eğitimlerimden gelen bilgiyle birleştiriyorum. Amacım sana yeni bir liste vermek değil; kendi bedeninin sinyallerini okuyup kendi kararını verebileceğin bir düzen kurmana eşlik etmek.

Yaklaşımım

Liste değil, beceri.

Sorun iraden değil. Katı kurallar, "pazartesi başlarım" döngüleri ve her lokmayı "izinli ya da yasak" diye tartmak insanı yoruyor. Ben başka bir yerden bakıyorum.

01

Günde birkaç dakika

Çok yoğunsun, biliyorum. Günde 3-5 dakikalık pratikler ve 15 dakikalık, tüm ailenin yiyebileceği tarifler.

02

Bozulmayan bir düzen

Bu bir kural ya da liste programı değil. Tatilden, yoğun bir haftadan sonra kaldığın yerden şefkatle devam edebilirsin.

03

Kendi bedeninin uzmanı

Sana ne yiyeceğini söyleyen bir liste yerine, bedeninin sinyallerini okumayı ve kendi kararını vermeyi öğrenirsin.

Yavaşla. · Ücretsiz 5 günlük seri

3 dakikada kendine dön.

5 gün boyunca her gün e-postana 3 dakikalık küçük bir pratik geliyor. Liste yok, kural yok, "pazartesi başlarım" yok.

  • Günde sadece 3 dakika: Masanda, koltuğunda ya da mutfakta yapabileceğin pratikler
  • Her gün tek bir soru: "Bedenim şu an ne söylüyor?"
  • Son gün hediyesi: Panona, duvarına ya da buzdolabına asabileceğin tek sayfalık rehber

İstediğin zaman tek tıkla ayrılabilirsin. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez.

Ezber bozan taraf

Neye dayanamıyorum, neye inanıyorum?

Dayanamadıklarımİnandıklarım
Ya hep ya hiç
Salı günü atılan yarım adım
Büyük vaatler
Gerçekçi, küçük ama senin olan değişiklikler
Tek tip reçeteler
Senin ritmine göre olan
Katı, sert kurallar
Şefkat
Bedeni zorla bir kalıba sokmak
Bedenini dinlemek
Birlikte çalışalım

Sana uyan yolu seç.

Hangisinin sana uygun olduğundan emin değilsen ya da detayları, tarihleri ve ücretleri öğrenmek istersen bana yaz, birlikte bakalım.

Bireysel Seans

Tek bir konuya odaklandığımız, birebir online görüşme. Aklındaki soruyu netleştirmek için iyi bir başlangıç.

  • Konuyu sen seçersin
  • Kendi hızında, kendi zamanında
  • Tek seans, devamı sana kalmış
Birebir · online
En kapsamlı

4 Haftalık Denge Programı

Dört hafta boyunca her hafta birebir görüşüyoruz. Program baştan sona sana özel: Senin hayatın, senin ritmin.

Birlikte neye bakıyoruz?

  • Sürdürülebilir beslenme: Yasaksız, senin hayatına göre kurulan bir düzen
  • Toksinsiz yaşam: Evine ve mutfağına uygun, sade seçimler
  • Bedene şefkat: Bedenini dinlemek ve ona iyi davranmak
  • Yavaşlama ve dinlenme: Yoğun günde kendine alan açmak
  • Sana özel adımlar: Her hafta, senin temponda ilerleyen küçük hedefler
  • Seanslar arasında destek: Takıldığın yerde bana yazabilirsin
4 hafta · birebir · sana özel

WhatsApp Grup Koçluğu

4 hafta boyunca WhatsApp üzerinden yürüyen bir grup çalışması. Her gün iletişim, soru-cevap ve paylaşım.

Grupta neler var?

  • Sürdürülebilir beslenme: Yasaksız, uygulaması kolay öneriler
  • Toksinsiz yaşam: Günlük hayatta sade seçimler
  • Kalıcı alışkanlıklar: Her gün küçük bir adım
  • Grubun sıcaklığı: "Bir tek ben değilmişim" demenin rahatlığı
4 hafta · grup · WhatsApp
Yazılar

Denge üzerine notlar.

Beslenme, farkındalık ve kendine dönmek üzerine düşüncelerim. Başlığa tıkla, yazı açılsın.

Bir İhtimal Daha Var, Uyan

Hayat kalitesini etkileyen bir rahatsızlık yaşıyorsun. Doktora gidiyorsun, sana önerilenleri yapıyorsun. Belki rahatlıyorsun, belki hâlâ bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsun.

Peki bu durumu kabullenecek misin? Bu yazı, kabullenmeyenler ve kabullenmek istemeyenler için.

Yolculuk genelde şöyle başlıyor: kabullenmediğin an araştırmaya başlıyorsun. Ya da hayat karşına bir yol, bir yöntem, bir kişi çıkarıyor.

Benim yolumda karşıma çıkanlar: beslenme farkındalığı, nefes ve beden farkındalığı çalışmaları, meditasyon, yoga, JAAS ve Access Bars.

Hangisinin sana iyi geleceği sana bağlı. Ama burada önemli gördüğüm bir nokta var: bu yaklaşımların ortak noktası, insanı ruh, beden ve zihin bütünlüğünde ele almaları ve merkezine insanı koymaları.

Amaç, kendine iyi gelen yolu kendine zarar vermeden bulabilmek. İşin ehlini bulmak senin sorumluluğun; mantığına uymayan uygulamalardan uzak durmak da öyle.

Bunun doktoruna gitmeyi bırakmak ya da önerilerini bir kenara koymak anlamına gelmediğini özellikle belirtmek isterim. Doktorunla devam ederken, sana iyi gelecek başka yolları da merak edebilirsin. Ama sadece idare edip günü kurtarıyorsak, bu gerçekten yaşamak mı?

Bir ihtimal daha olduğunu duyduğunda, merak etmeye değer değil mi?

Hissettiğin her neyse, onu ertelemek sana iyi gelmiyor. O duygudan, o deneyimden öğrenmen gereken şeyi öğrenmeye niyet et, buradan başla. Zorlandığımız dönemler de aslında bize bir şey öğretmeye gelir. Tünelin sonunda ışık var.

Merak etmeye ve araştırmaya devam et. Güvendiğin, içine sinen kişilerden bilgi al. Vazgeçme, çünkü çok değerlisin. Yaşadığın her şeyi kabullenmek zorunda değilsin.

Bir ihtimal daha var. Uyan.

Kalıplara Takılmadan Sağlıklı Beslenmek

Sağlıklı beslenme savunucusu olurken sağlıksız beslendiğini düşünenleri gücendirmek istememek... Bu kaçıncı seviye kaygı acaba, diye düşünürken aklıma başka bir şey geldi.

Ben bu noktaya bir anda gelmedim. Sağlıklı beslenmenin ekmeğini yemeye ilk başladığım dönemde Amerika'yı keşfetmiş gibi heyecanlanmıştım. Ailem başta olmak üzere, bilinçsizce beslenen herkesi içten içe eleştirdiğim bir süreç geçirdim.

Ama haklıydım sonuçta, insan bedenine nasıl böyle bir işkence yapılırdı? Üzülüyordum. Herkese örnek olmalı, insanları uyandırmalıydım.

Uzun bir süre sıfır esneklikle günlerimi geçirdim ve "iyi" beslendim. Sonra ne oldu? Sağlıksız seçimler yapan bir sağlıklı beslenme savunucusuna dönüştüm. Kendi içimde çelişip garip günler geçirdiğimi söyleyebilirim. Çok geçmeden bu döngüden çıkabildim, şükürler olsun.

Başta bu çelişki acı vericiydi, çünkü kendime yakıştıramıyordum. Bir süre sonra kendime izin verdim: sağlıksız seçimler yapmaya da izinliyim. Hâlâ sağlıklı beslenme savunucusu olmaya devam edebilirim, kalıplara ve etiketlere takılmadan yoluma devam edebilirim.

Şimdi sana soruyorum: sağlıklı beslenmen gerektiğini düşünüyorsun ama bir türlü başaramıyor musun?

Belki de önce kendine şu soruları sorman gerekiyordur: "İhtiyacım olan nedir?" "Ben ne istiyorum?"

Çünkü belki de yediklerinle çok daha farklı ihtiyaçlarını doyurmaya çalışıyorsun. Bunu herkes yapıyor, ben de yapıyorum. Önemli olan sadece fark edebilmek. Bu, söylemek kadar kolay değil. Ama mümkün.

İnsan algısı beni her an şaşırtmaya devam ediyor. Neredeyse her şeyin ucu farkındalığa çıkıyor. Bilinçlenmek zorundayız, ama kendimize şefkatle yaklaşmayı hatırlayarak. İhtiyaçlarımızın ne olduğunu kendimize sorarak. Dışarıda aramayarak. Kendi içimize dönerek.

Ambalaja Değil, İçindekiler Listesine Bak

Programlarımda en sık sorulan sorulardan biri şu: "Burcu Hanım, biz şimdi hiç mi gluten yemeyeceğiz?"

Bu sorudan yola çıkarak bir şeyler anlatmak istiyorum. Gluteni ya da hayvansal gıdayı yüceltmeye veya yerin dibine sokmaya gelmedim. Başka bir derdim var.

Önce şunun altını çizmek istiyorum: bir ürünün ambalajını tasarlayan kişi, satışı düşünüyor. Ambalajın önündeki parlak ibareler her zaman bütün hikâyeyi anlatmıyor. Bunu bilmek, seçimlerimizi değiştiriyor.

Son zamanlarda market raflarında glutensiz ve vegan ibareli yepyeni markalar görüyorum. Ambalajdan sağlıklı olduğuna dair bir izlenim alıyorsun, ama işin aslı her zaman öyle değil.

Gluten ve laktoz, bazı insanların bedeninde farklı tepkiler görebildiğimiz iki besin. Ama bir ürünün üzerinde "glutensiz" ya da "vegan" yazması, onu kendiliğinden iyi bir seçim yapmıyor.

Peki market raflarındaki glutensiz, vegan ama uzun bir katkı maddesi listesiyle gelen ürünler ne oluyor? Açıkçası bu bana bazen insanın aklıyla alay etmek gibi geliyor.

Böyle bir durumda ne yapabiliriz? Aslında çok basit: benim sırrım, içindekiler kısmını okumadan ürün almamak. Ambalaja kanmamak. Bize düşen tek şey aklımızı kullanmak, akletmek.

Neyin peşinden gittiğinin, neyi savunduğunun ötesinde sana şunu söylüyorum: kendi seçimlerimizin sorumluluğunu almak bize düşüyor, çünkü bunu bizim yerimize kimse yapmayacak.

Hangi Kanala Bağlanıyorsun?

Bir dönem, herkesin bildiği şeyleri neden üstü kapalı anlattığını merak eder, isyan ederdim. Anlatmak istediğini açıkça söylemek yerine "nedir bu gizem" diye düşünürdüm.

Tefekkür ede ede, bazen şaşıra şaşıra bazı konular hakkında fikir sahibi oldum. Hayat, ihtiyacım olan bilgiyi ihtiyacım olan zamanda karşıma çıkardı diyebilirim, çünkü tesadüf diye bir şey yok. Bu yazıyı okuyorsan, buradan alacağın bir şey vardır.

Hâlâ öğreniyorum. Bu süreçte sizi de bazı konularda sorgulamaya itmek için açık açık konuşarak yazılar paylaşmaya başladım, çünkü benim savunduğum şey olduğu gibi anlatmaktı. Bazı ifadeler yüzünden paylaşımlarımın engellendiği de oldu.

Buna gülüp geçiyorum. Ama şunu düşünmeden edemiyorum: gün boyu neyi izlediğimiz, neyi dinlediğimiz, zihnimize sessizce bir şeyler ekiyor. İzlediğimiz programlar da bir yerde bizi programlıyor. Kumanda elimizde olsa bile, neyi seçtiğimizi ne kadar fark ediyoruz? Sen hangi kanala bağlanıyorsun?

Farkındalıksız bir seyir hâlinde olmayalım. Özgür irade var. Ama "önemsiz bir mesele" diye geçiştirdiğin an, aslında uyuduğunun farkında bile olmuyorsun.

Buraya kadar merakla okuduysan, içinde uyanması gereken bazı tohumlar var demektir. Devam et. Yeni bir farkındalıkla birlikte ilerliyoruz ve dünyanın sana ihtiyacı var.

Bilginin değersizleştirildiği bir çağdayız. Mevlana'yı, Yunus Emre'yi düşün; hiçbiri hakikati açık açık değil, üstü kapalı anlatmıştır. Kendi araştırmanı yap, kalbinin seçtiği insanları dinle.

"Deli mi bu kadın, ne anlatıyor" diyorsa zihnindeki ses: ben de seni seviyorum.

Fark Et ve Döngüden Çık

Aynı döngünün içinde sıkışıp kaldığını görebiliyorum. "Neden sürekli bunu yaşıyorum" diye sitem ediyorsun.

Sana bir sır: bir şeylerin değişmesini istediğin bu noktada, şikayet ederek hiçbir sonuca varamazsın. Çünkü şikayet, her zaman yeni bir şikayet doğurur.

Senin istediğin şey aslında yeni bir gerçeklik. Ama onu nasıl yaratacağını bilmiyorsun. Biraz konuşalım o zaman.

Duygular ve düşünceler davranışlara dönüşür, davranışlar deneyimlere, deneyimler de hükmün yokmuş gibi hissettiğin kaderine. Aynı duygu ve düşünceler haliyle aynı deneyimleri doğurur ve kısır döngüde hapsolursun.

Yeni bir gerçekliği eski davranış kalıplarınla kurmaya çalışıyorsan başaramazsın. Önce fark etmediğin alışkanlıklarının farkına varman gerekir. Çünkü farkındalık ve kabul, dönüşümün yarısıdır.

Kendi tepkilerini inceleyebilmek için yavaşlaman gerekir. Bilinçdışının, sen fark etmeden tepkilerin üzerinde nasıl hüküm sürdüğünü izle. Beklenen o tepkiyi vermek yerine bu kez dur.

Seçimlerini bilinçli bir farkındalıkla yapabilmen, zinciri kırabilmen için önce bilinçdışının farkında olman gerekir. Yoksa yaşadığını sandığın hayatı bir döngü içinde sürdürmeye devam edersin.

Çevrende, dikkatini çeken pek çok işaret var ve bugüne kadar yaşadığın hiçbir şey boşuna değildi. Artık fark etme vakti geldi. Fark et ve döngüden çık.

Bu hayatta tesadüfe yer yok. Neden buradasın, hiç sordun mu kendine? Bu yazıya neden denk geldin şu an?

Ben kendimden kendime yazıyorum. Umarım sen de kendinden bir şeyler bulursun. Seni seviyorum.

Eğitimlerim

Bilgiyle, deneyimle.

  • Fonksiyonel Tıp ve Wellness Koçluğu
  • Institute for Integrative Nutrition (IIN): Nutrition for Life, Detox Your Life, Whole Person Health
  • Nörobilim Koçluğu (devam ediyor)
  • Travma İyileştirme (Trauma Healing) Koçluğu (devam ediyor)
  • Somatik Koçluk (devam ediyor)
  • Nörobilim Temelli Well-being Eğitmenliği (devam ediyor)
  • Meditasyon, yoga ve yaşam koçluğu eğitimleri
Benim yaklaşımım

Dengeyi bulmak için mükemmel olman gerekmiyor. Kaldığın yerden, şefkatle devam etmen yeter.

Bir yerden başlamak istersen, buradayım.

Sorunu yaz, hangi yolun sana uygun olduğunu birlikte konuşalım.

Bana yaz

Aklındaki soruyu ya da merak ettiğin programı yazman yeterli. Sana en uygun yolu birlikte konuşalım.

iletisim@burcucihangir.com